Karayolu Taşıma Sözleşmeleri ve CMR
Yurt içi ve uluslararası karayolu taşımalarında sözleşme hazırlığı, CMR uyuşmazlıkları ve tazminat süreçleri.
Kara, deniz, hava ve lojistik taşıma ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar.
Taşıma hukuku, eşya ve yolcunun bir yerden diğerine taşınması işleminin tüm hukuki boyutlarını kapsayan; uluslararası ticaretin temel altyapısını oluşturan teknik bir hukuk dalıdır. Karayolu, denizyolu, havayolu ve demiryolu ile yapılan taşımalar; multimodal (kombine) taşıma uygulamalarıyla birlikte günümüzün lojistik zincirini oluşturur. Her taşıma türü kendine özgü uluslararası sözleşmelere ve sorumluluk rejimlerine tabidir.
Türk taşıma hukukunun temelini 6102 sayılı TTK’nın Beşinci Kitabı oluşturur. Uluslararası karayolu taşımacılığında CMR Konvansiyonu, hava taşımacılığında Montreal Sözleşmesi ve Varşova Sistemi, deniz taşımacılığında Hamburg Kuralları ve Lahey-Visby Kuralları belirleyici düzenlemelerdir. Ulusal mevzuat bakımından 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve sektörel düzenlemeler farklı kuralları belirler.
Literal Hukuk olarak taşıma hukuku dosyalarında öncelikle taşıma belgesinin (CMR, konişmento, hava taşıma senedi) titiz biçimde incelenmesini önemseriz. Taşıma türünün doğru belirlenmesi, uygulanacak hukukun ve sorumluluk sınırlarının tespiti açısından kritik öneme sahiptir. Yük hasarı, eksik teslim ve gecikme hallerinde sorumluluk türü, ispat yükü ve süresi her sözleşmede farklı kurallara bağlanmıştır.
Navlun, demoraj, ardiye ücretleri ve teslimden kaçınma hallerinde malik ve taşıyıcı arasındaki ekonomik denge titizlikle ele alınır. Forwarder (taşıma işleri komisyoncusu) ile taşıyıcı arasındaki farkın doğru tespit edilmesi, sorumluluk rejimi açısından belirleyicidir. Gemi tutuklama gibi denizcilik araçları ise alacaklılara hızlı ve etkin tahsil imkânı sunan özel hukuki yollardandır.
Taşıma Hukuku alanında dosya bazında değişen ihtiyaçlara göre farklı hukuki destek başlıkları sunulmaktadır. Aşağıda büromuzun bu alanda yürüttüğü temel hizmet kalemleri yer almaktadır.
Yurt içi ve uluslararası karayolu taşımalarında sözleşme hazırlığı, CMR uyuşmazlıkları ve tazminat süreçleri.
Konişmento düzenlemesi, navlun, charter party sözleşmeleri, denizde mal taşıma sorumluluğu.
Montreal Sözleşmesi kapsamında yolcu ve yük taşımacılığı, bagaj kaybı ve gecikme tazminatları.
COTIF/CIM Konvansiyonu ve ulusal mevzuat çerçevesinde demiryolu taşımacılığından doğan uyuşmazlıklar.
Taşıma sırasında oluşan kısmi/tam hasar, eksik teslim, ıslanma ve karışma hallerinde tazminat süreçleri.
Teslim süresinin aşılmasından doğan zararlarda, üst sınır ve illiyet bağı denetimi ile tazminat talepleri.
Navlun ücreti tahsili, demoraj (bekleme parası), liman ücretleri ve ardiye ücretlerinin tahsili.
Taşıyıcının sigortacısı ile doğan uyuşmazlıklar, sigortacının rücu ve hasar ödeme süreçleri.
Depo, dağıtım, antrepo, kombine lojistik hizmet sözleşmelerinin hazırlanması ve müzakeresi.
Taşıma işleri komisyoncusu (forwarder) ile taşıyıcı arasındaki sorumluluk ayrımı ve dava süreçleri.
Deniz alacakları için gemi üzerine tutuklama ve ihtiyati haciz başvuruları, teminat ve serbest bırakma süreçleri.
Birden fazla taşıma türünü kapsayan kombine taşımalarda sorumlu taşıyıcının ve uygulanacak hukukun belirlenmesi.
Her ceza dosyası kendine özgü koşullara sahip olsa da Literal Hukuk olarak izlediğimiz genel dosya akışı aşağıdaki adımlarla özetlenebilir. Süreç, müvekkilin düzenli bilgilendirilmesi prensibiyle yürütülür.
CMR, konişmento, hava taşıma senedi (AWB), taşıma sözleşmesi, fatura ve sigorta poliçesi titizlikle incelenir.
Uygulanacak uluslararası sözleşme veya ulusal hukuk belirlenir, sorumluluk sınırı ve ispat yükü tespit edilir.
Yasal sürelerde yazılı hasar beyanı yapılır, ihtarname düzenlenir; teslim almama veya gecikme durumlarında protesto çekilir.
Sözleşmedeki tahkim şartı varsa tahkim süreci başlatılır; aksi halde yetkili mahkemede dava açılır.
Kesinleşen tazminat icra takibi ile tahsil edilir, gerekirse gemi/uçak/araç üzerine ihtiyati haciz uygulanır.
Taşıma Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar, aşağıda yer alan kanun ve düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Her dosyada güncel mevzuat takibi yapılarak işlemlerin yürürlükteki düzenlemelere uygunluğu denetlenir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaya ilişkin değerlendirme için uzman desteği alınması önerilir.
CMR Konvansiyonu m. 32 uyarınca taşımadan doğan dava zamanaşımı süresi 1 yıldır. Ancak kasıt veya kasta eşdeğer ağır kusur halinde bu süre 3 yıla çıkar. Süre; kısmi kayıp, hasar veya gecikme hallerinde teslim tarihinden; tam kayıp hallerinde ise teslim için kararlaştırılan tarihten 30 gün sonra, kararlaştırılmamışsa eşyanın taşımacıya tesliminden itibaren 60 gün sonra işlemeye başlar.
Taşıyıcı, kendi himayesinde bulunan eşyanın zayi olması, hasarı veya gecikmesinden kusursuz sorumluluk esasına yakın bir rejime tabidir. Sorumluluktan kurtulmak için sınırlı sayıda nedenleri (mücbir sebep, yükleten kusuru, eşyanın doğal özelliği, ambalaj kusuru vb.) ispatlamak zorundadır. Tazminat miktarı CMR ve TTK kapsamında belirli birimlerle (SDR gibi) sınırlandırılmıştır; sınırı aşma ancak ağır kusur veya kast halinde mümkündür.
Hayır. Taşıyıcının navlun ve diğer alacakları için yük üzerinde yasal hapis hakkı vardır. Taşıyıcı, navlun ve diğer alacakları ödenene veya teminat verilene kadar yükü teslim etmeme hakkına sahiptir. Bu hak konişmento taşımalarında özellikle güçlü biçimde uygulanır. Teslim almama halinde antrepo masrafları yükletene yansıtılır ve uzun süreli teslim almama eşyanın satışı suretiyle alacağın tahsiline yol açabilir.
Türk hukukunda gemi alacaklarına dayalı ihtiyati haciz ve gemi tutuklama, TTK ve 1952 tarihli Brüksel Sözleşmesi kapsamında belirli deniz alacakları için mümkündür. Bunlar; gemi çarpışmaları, can ve mal kurtarma, navlun, yük zararı, gemi adamlarının ücret alacakları, yakıt-kumanya alacakları, gemi tedariki ve onarım bedelleri gibi kalemleri kapsar. Tutuklama kararı için teminat yatırılması genellikle gereklidir.
Birden fazla taşıma türünü kapsayan multimodal taşımada sorumluluk, sözleşmenin türüne göre değişir. Tek bir taşıyıcının tüm taşıma için sorumluluk üstlendiği "network sistemi"nde hasarın hangi aşamada oluştuğuna göre o aşamaya uygun uluslararası sözleşme uygulanır. "Uniform" sistemde ise tek bir sorumluluk rejimi geçerlidir. Türkiye’nin taraf olduğu spesifik bir multimodal taşıma sözleşmesi olmadığından, sözleşme hükümleri ve TTK belirleyici olur.