Ağır Ceza Davaları
Kasten öldürme, nitelikli yağma, irtikap ve benzeri ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda savunma ve katılan vekilliği.
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde etkin savunma ve hukuki temsil.
Ceza hukuku, kişi hak ve özgürlüklerine en doğrudan etki eden hukuk dallarından biridir. Suç olarak tanımlanan bir fiille karşılaşıldığında soruşturma aşamasında verilen her ifadenin, alınan her kararın sonraki süreçleri belirleyici biçimde etkilediği unutulmamalıdır. Bu nedenle ceza yargılamasında hak kayıplarının önlenmesi, ancak süreci uçtan uca hukuki destekle takip etmekle mümkün olur.
Türk ceza hukuku sistemi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu başta olmak üzere birbiriyle iç içe geçmiş bir mevzuat yapısına dayanır. Yakalama, gözaltı, ifade alma, tutuklama, iddianame, duruşma, hüküm ve kanun yolları gibi her aşamada farklı usul kuralları geçerlidir. Bu kuralların hatalı uygulanması ya da gözden kaçırılması, esasa ilişkin haklı bir savunmanın bile sonuçsuz kalmasına yol açabilir.
Literal Hukuk olarak ceza dosyalarını müvekkilin yaşam ve özgürlük alanına etki eden ciddiyetiyle ele alırız. Şüpheli veya sanık konumundaki müvekkillerimize ifade öncesinden infaz sonrasına kadar süreklilik gösteren bir müdafilik hizmeti sunarız. Mağdur ve şikayetçi sıfatıyla başvuran müvekkillerimiz için ise delillerin toplanması, suç duyurusunda bulunulması ve katılan vekilliği görevi titizlikle yürütülür.
Her ceza dosyası kendi olayı, delil durumu ve hukuki nitelendirmesiyle birlikte değerlendirilir. Standart bir yaklaşım yerine dosyaya özel strateji belirlenir; soruşturma evresinde delillerin hukuka uygunluğu denetlenir, kovuşturma evresinde lehe deliller ortaya konur, gerektiğinde istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurularak savunma sürdürülür.
Ceza Hukuku alanında dosya bazında değişen ihtiyaçlara göre farklı hukuki destek başlıkları sunulmaktadır. Aşağıda büromuzun bu alanda yürüttüğü temel hizmet kalemleri yer almaktadır.
Kasten öldürme, nitelikli yağma, irtikap ve benzeri ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda savunma ve katılan vekilliği.
Kolluk, savcılık ve mahkeme aşamasında ifade ve sorgu sırasında hazır bulunma; soruşturmanın hukuka uygun yürütülmesinin denetimi.
Sulh ceza hâkimliği önündeki tutuklama sorgusunda savunma; tutuklama, adli kontrol ve devam kararlarına karşı itiraz yollarının işletilmesi.
Yakalama ve gözaltı kararlarının hukuka uygunluğunun denetimi; adli kontrol tedbirlerinin orantılılığına ilişkin başvurular.
Cinsel saldırı, cinsel istismar ve cinsel taciz isnatlarında savunma; mağdur vekilliği görevlerinde özel gizlilik prensibiyle takip.
Ticaret, imal, satın alma, kabul etme ve kullanma fiillerinde delil değerlendirmesi ve etkin savunma stratejisinin belirlenmesi.
Hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve yağma suçlarında müdafilik; nitelikli hal ve daha az cezayı gerektiren nitelikli haller incelemesi.
Vergi kaçakçılığı, banka ve kredi kartı suistimali, çek kanununa muhalefet, kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık dosyalarında savunma.
Taksirle yaralama, taksirle ölüme neden olma ve bilinçli taksir hallerinde savunma ve katılan vekilliği.
Bilişim sistemlerine girme, banka veya kredi kartı bilgilerinin kötüye kullanılması, sahte içerik üretimi gibi modern suç tiplerinde teknik destekli savunma.
Hapis cezasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme süreçlerinin takibi.
Yerel mahkeme kararlarına karşı istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesi süreçleri ve Yargıtay nezdinde temyiz aşamasında savunma.
Her ceza dosyası kendine özgü koşullara sahip olsa da Literal Hukuk olarak izlediğimiz genel dosya akışı aşağıdaki adımlarla özetlenebilir. Süreç, müvekkilin düzenli bilgilendirilmesi prensibiyle yürütülür.
Olayın hukuki nitelendirmesi yapılır, mevcut belgeler ve UYAP üzerindeki kayıtlar incelenerek riskler ve olası süreç senaryoları netleştirilir.
İfade alma, gözaltı, arama ve el koyma gibi soruşturma işlemlerinde müvekkile refakat edilir; delillerin hukuka uygunluğu denetlenir.
Dosya kapsamına göre kanuni unsur, kast ve nedensellik bağı tartışılır; lehe delillerin toplanması ve tanık planlaması yapılır.
İddianamenin değerlendirilmesi, esasa cevap sunulması, duruşmalara katılım, çapraz sorgu ve mütalaaya karşı esas hakkında savunmanın hazırlanması.
Hüküm sonrası istinaf ve temyiz başvurularının hazırlanması; kesinleşen kararlar için infaz süreci ve uyarlama yargılaması takibi.
Ceza Hukuku kapsamındaki uyuşmazlıklar, aşağıda yer alan kanun ve düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Her dosyada güncel mevzuat takibi yapılarak işlemlerin yürürlükteki düzenlemelere uygunluğu denetlenir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olaya ilişkin değerlendirme için uzman desteği alınması önerilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu, şüpheliye soruşturmanın her aşamasında bir müdafiin hukuki yardımından yararlanma hakkı tanır. İfade verilmeden önce avukatla görüşülmesi, susma hakkının ve kendini suçlamama ilkesinin doğru kullanılması bakımından kritik önemdedir. İfade sırasında verilen beyanlar dosyanın seyrini doğrudan etkilediğinden, kolluk veya savcılık aşamasında müdafi refakatinde ifade vermek tavsiye edilir.
Sulh ceza hâkimliğince verilen tutuklama kararına karşı kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz aynı mahkemeye sunulur ve dosya bir üst hâkimliğe gönderilir. Tutuklamanın hukuka uygunluğu, kuvvetli suç şüphesinin ve tutuklama nedenlerinin varlığı çerçevesinde değerlendirilir.
Şikayetten vazgeçmenin sonucu, suçun takibinin şikayete bağlı olup olmadığına göre değişir. Takibi şikayete bağlı suçlarda vazgeçme, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise düşme kararına yol açabilir. Resen kovuşturulan suçlarda ise şikayetin geri alınması yargılamayı sona erdirmez; yalnızca takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.
CMK kapsamında haksız yere yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan; yargılama sonucunda beraat eden ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiler maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Talep, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay, her halde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesine sunulur.
Kural olarak ilk derece mahkemesi kararına karşı, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Süre hak düşürücüdür; süresinde yapılmayan başvuru reddedilir. İstinaf başvurusunun gerekçeli dilekçeyle yapılması, esasa ilişkin denetimi mümkün kılar.
Adli sicil kaydı, cezanın infazı tamamlandığında veya düşürüldüğünde kanunda belirtilen süreler sonunda kendiliğinden silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının silinmesi için 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında öngörülen sürelerin dolması ya da yetkili mahkemeye başvurulması gerekir.